





Piling wrote:They adopted early shiite belief and when Nizarî (Ismaelian) set their Headquarter in Alamut some of them probably became ismaelian also. But Moghols destroyed Alamut in 13th century and Nizarî entered in a quite clandestinity as sufi orders.




Piling wrote:Why are you sorry ? Are you moghol ? Well even if your grand grand fathers cut off a bunch of heads in Iran it is not your karma...


¨Kürt Devletleri
Kürdistan, Kasr-ı Şirin (1639) ve Lozan Antlaşması’yla (1923) dört parçaya bölünmüş, Ortadoğu’da 550.000 kilometrekare yüzölçümüne sahip bir ülkedir. Eski istatistiklere dayanılarak yapılan tahminlere göre Kuzey Kürdistan’da (Türkiye) 18, Doğu Kürdistan’da (İran) 8, Güney Kürdistan’da (Irak) 4, Güney-Batı Kürdistan’da (Suriye) 1,5 Milyon olmak üzere, 35 Milyonu aşan bir nüfusa sahip.
Kürtler bu güne kadar kısa süreli de olsa varlıklarını sürdürebilmiş bir çok devlet kurmuşlardır. Tarihsel sıralamaya göre bazı Bağımsız Kürt Devletleri-Yönetimleri:
Alamut Ziyar’ı Devleti
Ziyar devleti 1011 yılında Alamut devletinin kurucusu Hasan El Sabah tarafından yıkıldı. Ziyar devleti, Kürt Dailam aşiretine mensup Ziyar’ı oğlu Merdavic tarafından 930’da Kürt yurdunun kuzeyinde kuruldu. Egemenlik alanı Taberistan ve Cürcan’ı da içine alarak güneyde Isfahan’a, batıda El Cezire ve Irak’a, kuzeyde Kafkaslar’a kadar uzanıyordu. Dailam aşireti, 9.yüzyılın sonlarına doğru, Abbasi Halifeligi döneminde Müslüman oldu. Hazar Gölünün güneybatı kesiminde yaşayan bu aşiret, büyük bir askeri güçe sahipti. Varlığını 141.yıl sürdürebilen bu devlet, 8 hükümdar tarafından yönetildi. Eski edebi eserler arasında yer alan “Kábusname” bu dönemde, Ziyarların son emiri Keykawes’ın amcası tarafından yazıldı.
Hamdani Devleti
Kürt Hamdani devleti 1039’da Arap Okaylı devleti tarafından yıkıldı. Hamdani devleti, Şeyh El Dewle tarafından 944 yılında Halep bölgesinde kuruldu. Bu tarihe kadar Musul merkezi Büyük Hamdani devletinin bir parçası idi. Söz konusu tarihte bağımsızlığını ilan eden Şeyh el Dewle, Halep’i merkez seçti. Yukarı Mezopotamya’yı hakimiyeti altına almaya çalışan Bizans Kralı Romans’la Urfa’da yapılan savaşta zafer kazanan Şeyh El Dewle, Suriye ve Yukarı Mezopotamya’nın büyük bir bölümüne egemen oldu. Bağımsızlığını 95 yıl koruyabilen bu devlet, Araplar tarafından egemenliğine son verildi. Bu devletin, sınırları ve süresi içinde El Mutanabbi, Ebu Firaz ve El Farabi gibi önemli şair ve bilim adamları yetişti.
Büveyhogulları Devleti
Kürt Büveyhogulları devleti, 1050’de Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey tarafından yıkıldı. Büveyhogulları devleti 934 yılında Ali Hasan ve Hüseyin Ahmet kardeşler tarafından Güneybatı Iran’da kuruldu. Deylem Dağlarında yaşayan Bercenkiaver Kürt aşiretine mensup üç kardeş kısa bir süre içinde devletin egemenlik alanını güneyde Isfahan- Şiraz, kuzeyde ise Hamedan’a kadar genişlettiler. Babaları Ebu Suce Büveyh’ten dolayı "Büveyhogulları devleti" denildi. Abbasi Halifesi Kahir Billah, bu devletin egemenliğini tanımak zorunda kaldı. Abudüd devletinin hükümdarlığı sırasında pek çok cami, hastahanene, imarathane, yollar ve kuyular yapıldı. Mogol istilaları sırasında bu bölgelerde her şey yakılıp yıkıldığı için bu devlet hakkında daha ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.
Mervani devleti
Mervani Kürt devletine 1087’de Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından son verildi. Merkezi Silvan olan Mervani devleti, Harput Kürt aşiretine mensup Bad tarafından 981’de kuruldu. 999’de Hamdanilerle yapılan bir savaşta Bad ölünce, yerine yeğeni Mervan’ın oğlu Ali geçer ve babasına atfen devletin ismi "Mervani" olarak adlandırıldı. Devletin egemenlik sahası: Güneyde Cudi eteklerinden Cizre- Hasankeyf’e, batıda Harput, kuzeyde Malazgirt ve doğuda Hakkari’ye kadar genişledi. Mervani devletinin zenginliğine göz diken Melikşah, devletin son emiri olan Nasiruldevle’ye "memleketi paylaşalım" teklifinde bulundu. Teklifi reddedilen Melikşah, veziri Fahrüldelevle yönetiminde Silvan üzerine büyük bir ordu göndererek Diyarbakır ve Silvan’ı ele geçirerek hazinede bulunan 1 milyon altına el koydu.
Sedadi Devleti
1164’te Selçuklu Kralı Melikşah tarafından ortadan kaldırıldı. 951’de Ravvadi aşiretinden (Selahaddin Eyyubi’nin mensubu oldugu aşiret) Muhammed Seddat tarafından kuruldu. Bu devletin yönetim merkezi başlangıçta Dabil-Dvin idi. Daha sonra Gence yönetim merkezi oldu. Egemenlik alanı Ravvadi Kürt aşiretinin yönetimindeki Arran bölgesi, Nahcivan, Gence, Berba, Dubeyl ve Beylekan bölgelerinde oluşuyordu. Arran güneyde Aras’la, kuzeyde Kura Irmağı arasında yer alan ve Derbend’e kadar uzanan bir bölge idi. Romalılar ve Helenler buraya ülke adı olarak "Albaniya", kavim olarak da "Ariyan" diyorlardı. Bu sözcük Arapçaya "Arran" şeklinde geçmiştir.
Hasanveyh Devleti
Son hükümdarı Ebul Mansur’un ölümü ile içerden bir hayli zayıflanmış olan Hasanveyh devleti 1121’de kendiliğinden dağıldı. Bu devletin hükümranlık dönemi toplam olarak 171 yıl sürdü. Devlet, Barzikan- Baruni aşireti lideri Hasanveyh bin Hüseyin tarafından 959 yılında kuruldu. Egemenlik sahası Şehrezor, Dinaver, Hamedan ve Nihavend bölgeleriydi. Devletin başkenti, Bisulun Dağı’nın güneyine düşen Sermac şehri idi. Hasanveyh’in 979 yılında ölmesi üzerine, yerine oğlu Bedir geçti. Devletin sınırları Bedir döneminde Ahvaz, Huristan, Berucerd ve Esadabad’ın katılması ile genişledi.
Eyyubi Hanedanlığı Devleti
Selahaddin Eyyubi’nin 4 Mart 1193’te Şam’da ölmesi üzerine Kürt Eyyubi Imparatorluğu aynı yıl parçalandı. Eyyubi Imparatorluğu, Selahaddin Eyyubi tarafından Mayıs 1175’te kuruldu. İyi bir dini ve askeri eğitim alan Selahaddin, 1165 yılında Mısır’a vezir seçildi. Fransız ve Bizans ordularına karşı büyük başarılar elde eden Selahaddin, İslam dünyasında kendisini büyük sempati duyulan, tam anlamı ile güçlü bir vezir ve önder durumuna geldi. 10 Aralık 1171’de, varlığını 200 yıl sürdurmüş olan Mısır Fatimi Halifeliğine son verdi. Kardeşi Turan Şah yönetimdeki bir orduyla kısa bir süre içerisinde Hicaz, Yemen, Aden ve Mekke’yi aldı. Eyyubilerin buralardaki hakimiyeti 50 yıldan fazla sürdü. Suriye Kralı Nureddin’in 13 Mayıs 1174’te ölmesi üzerine Selahaddin bir ordu ile Suriye’yi hakimiyeti altına aldı.
Bağdat’ta ki Abbasi Halifesi, Mayıs 1174’te Selahaddin Eyyubi’nin krallığını kabul ederek fethettiği topraklardaki otoritesini tanıdı. Musul şehrini de alarak Musul Atabeklerine son veren Selahaddin, ülkesinin sınırlarını Fırat Nehri’ne kadar genişletti. Yukarı Mezopotamya’daki küçük beylikleri de hakimiyeti altına alan Eyyubi İmparatorluğu’nun sınırları doğuda Dicle Nehri’ne, kuzeyde Ermenistan hudutlarına, güneyde Yemen’e, batıda ise Tunus’a dayanıyordu. 1187’de Kudüs şehrini Hıristiyanların elinden aldı ve bu durum islam dünyasında ona büyük bir saygınlık kazandırdı. Dinde yaptığı reformlardan dolayı, adı dini islah eden anlamında "Selahhadin" olarak değiştirildi. Eyyubiler döneminde pek çok Kürt yazar, şair, bilim adamı ve aydın yetişti. İzzeddin Ali, Mecdeddin Ebu Saadet, İbnul Esir el Cezeri (Nasrullah) bunlardan bir kaçıdır.
Alamut Devleti
Alamut Kürt devleti Moğol Hükümdarı Hulagu Han tarafından 1256’da yıkılarak ortadan kaldırıldı. Alamut devleti Hasan El Sabah tarafından 1011’de kuruldu. İsmailiye mezhebi temelinde güçlü bir örgütlenme yaratan Hasan El Sabah, Kürt aşiretlerini harekete geçirecek bir iç ayaklamayla Ziyar devletine son verdikten sonra, aynı topraklarda dini esaslara dayalı bir devlet kurdu. Varlığını 179 yıl sürdüren bu devlet, 8 hükümdar tarafından yönetildi. Devletin son hükümdarı olan Hür Şah, Moğollar tarafından idam edildi. 1124 yılında ölen, etkileyici dini lider ve başarılı bir devlet yöneticisi olan Hasan El Sabah için Marko Polo şöyle diyor: "Bu kişi yüksek dağlık bölgede bir sevgi cenneti kurdu. Çok zengin bir hazineye sahip idi. Kurmuş olduğu bu cennet nedeniyle İslamiyet içerisinde kısa zamanda geniş bir taraftar kitlesi
Gor Devleti
Harzemşahlar 1214’te Kürt Gor devletinin başkenti Firuzkuk’u ele geçirerek bu devletin egemenliğine son verdiler. Gor devleti, Seyfuddin Suri tarafından 1148 yılında Kuzeydoğu Iran’da kuruldu. 1148’e kadar Selçuklu devletine bağlı bir beylik olarak varlığını sürdüren Kürt Gor aşireti, Seyfuddin Suri’nin beyliğin başına geçmesi ile bu tarihte bağımsızlığını ilan etti. Suri, devlet sınırlarını kısa bir süre içinde genişletti. Selçuklular ve Oğuzlarla sürekli çatışma halinde bulunan Gor hükümdarı Giyasuddin, büyük bir hareket başlatarak (1173) kademeli olarak Gazne, Herat, Multan, Uccah, Siudi, Esaver, Debut ve Lahor şehirlerini aldı ve Gazneli Sultan Mahmud hanedanlığını ortadan kaldırarak kardeşi Muiziddin’i Gaznelilerin varisi ilan etti. Muiziddin 1192’de Kuzey Hindistan ve Bengal’i fethetti.
Mahabad Cumhuriyeti
İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından 22 ocak 1946 yılında İran'da Kadı Muhammed’in önderliğinde Mahabad'da (Doğu Kurdistan-İran) Kürt Cumhuriyeti kurulur. Devlet Başkanlığını Gazi Muhammed ve Savunma Bakanlığını Molla Mustafa Barzani’nin yer aldığı cumhuriyet, 17 Ocak 1947 yılında İran rejimi tarafından yıkıldı ve 31 Mart 1947 yılında Qazi Muhammed idam edildi. Kürt Cumhuriyeti'nin yıkılmasıyla Molla Mustafa Barzani çatışmalardan sağ kalan peşmergeleriyle Sovyetler Birliğine geçer.
Mahabad Cumhuriyeti döneminde "Ey Reqîp" adlı şiir Kürtlerin ulusal marşı olarak kabul edildi.







Qizilbash wrote:By the way.. I seriously don't think that the "Dimilî" is connected to the "Daylamî".
I think, that the probability of the Gilaki being descendans of Kurdistan is higher:
The name KIRMANCKI (zaza) - KIRMANC-KI --- KURMANC-I look at it?
The Kirmancki calls themselves "KIRD" (meaning KURD)
There are LOTS of KIRMANCKI / KURMANJI mixed tribes
The KIRMANCKI people was called KURDS by SHARAF XAN
Both KIRMANCKI and KURMANJI people were recorded as "EKRAD" in Ottoman sources - EKRAD = KURDS (arabic)
The Gurani, whose dialect is very close to the Kirmancki, considers themselves KURDS
And, the Gilakis/Daylams were historically called "The Kurds of Tabaristan".
Qizilbash wrote:Thank you for the info Piling.
But as you've said, the meaning of the words is not the same as the historical meaning of it.
E.g.: Europe - in the Greek sources, the term "Europe" was used for another area (and much smaller) than today. But the boundaries of Europe is kind of clear now, right?
I think it's the same with the term "Kurd". Today we see, that Zazas, Guran, Soran and Kurmanjis call themselves Kurds, and they are lingustically very close to each other, sort of cousins.
What I'm trying to say is that terms have "automatically" evolved from A to B - and we are now at B.
Who's Kurd and who's not is a question of limiting, where do we put the limits/boundaries of Kurdishness?
My limits is: Hawrami, Kurmanji, Sorani, Gurani etc. - both linguistically/historically very close to each other and considering themselves Kurds.
I know that the fact that the Gilaki / Daylamites is not known as Kurds makes a kind of paradox / problem, but the World isn't black 'n' white..




Qizilbash wrote:@Diri
I am sorry - by "etc." I meant (as u said) also the KIRMANJKI people.



Registered users: Bing [Bot], Google [Bot], Majestic-12 [Bot]